Rusya, nükleer enerjinin neresinde
.
Özellikle doğalgazının dörtte üçünü Rusya’dan karsılayan Türkiye’yi
uyardı.
"Bir ülkeye bu kadar bağlanmak doğru değil. Doğalgazı baska yatırımlarla
çesitlendirmek gerek" uyarısında bulundu.
Fatih Birol’un uyarısından bir hafta sonra ne oldu?
Rus Gazprom sirketi, Ukrayna’nın gaz vanası kapattı.
Kapatma gerekçesi 2 milyar dolarlık borç ve yeni anlasmada bazı maddelerde uzlasmazlık.
Ukrayna’ya vananın kapatılması, Rusya’dan ithal ettiği gazın bir bölümünü bu ülke
üzerinden alan Türkiye’nin de etkilenmesi demek.
Fatih Birol’un hiç ağzından düsürmediği sözcükler olan "arz güvenliğinin" riske girmesi
demek.
Đki yıl önce 2006 yılında Rusya’nın yine vanayı kapattığı günleri hatırlayın.
Türkiye bayağı zor durumda kalmıstı.
Đran’ın da verdiği gazda kesinti olması nedeniyle o günlerde her birlikte bir "doğalgaz
krizi" yasamıstık.
KÖTÜ HATIRA ÇERNOBĐL
Bu kez yine aynı sey olur mu?
Dünkü gazetelere göre, Botas, Ukrayna vanasının kapatılmasından etkilenmeyeceğini
açıklamıs.
Öyle ya da böyle, Gazprom’un dilediği zaman Ukrayna’nın vanasını kapatmasından ötürü
hep tetikte olmamız gerektiği bir gerçek.
Doğalgazı baska yatırımlarla çesitlendirmek için Türkiye’nin ilk nükleer enerji santralı için
kolları sıvadık.
Yine "Rusya" dedik.
Nükleer santral ihalesine tek basvuruyu yapan Rus AtomstroyExport-Inter Rao ve Türk
ortağı Park Teknik geçtiğimiz günlerde Türkiye Atom Enerji Kurumu’nun da onayını aldı.
Bakanlar Kurulu da onayladığı takdirde Mersin-Akkuyu’da ilk nükleer santralımız
kurulacak.
Daha önce de yazmıstım.
"Nükleerde hangi ülkeyle çalısılacağı, hangi teknoloji kullanılacağı önemli" diyen
Fatih Birol ihaleden Rusya’nın çıkmasından hayli tedirgin.
Peki nükleer ile birlikte enerjide bağımlılığımızı arttırdığımız Rusya’nın nükleer teknolojisi ne
durumda?
Biz etkilerini hálá sürdüren Çernobil’de kalmamıs mıydık?
ULUSLARARASI NORMLARA UYGUN
Đste bu konuda, sükür ki hiç olmazsa rahatlatıcı haberler var.
Fransız Le Monde Gazetesi’nin 27 Aralık tarihli yazısına göre, Rusya’nın nükleer teknoloji
uluslararası normlara uygun.
Gazete, haberine söyle baslamıs: "Rusya nükleer alanda da geri döndü".
Türkiye Atom Enerji Kurumu’nun benzeri olan Rusya’nın Rosatom Sirketi’nin basındaki
Sergey Kirienko Le Monde Gazetesi’nin sorularını cevaplamıs.
Bir dönem basbakanlık da yapmıs olan Kirienko, Rusya’nın 2025 yılına kadar 26 adet
nükleer santralı devreye sokacağını söylüyor.
Krize rağmen önceden belirlenmis olan program sürdürülecek.
Kirienko söylesisinde, dünyada ilk nükleer santralı insa etmis ülkenin Rusya olduğunu
hatırlatıyor.
"Nükleer teknolojimizi rahatlıkla ihraç edecek duruma geldik. Nükleerde zincirin
her halkasında iddialıyız. Seffaf ve adil olması kosuluyla her türlü rekabete açığız"
diyor.
Hadi, Mersin-Akkuyu nükleer santralı için teknoloji açısından rahatladık diyelim.
Peki ama Birol’un inatla üzerinde durduğu "bağımlılık" meselesi ne olacak?
Gila BENMAYOR
Kaynak : Hürriyet |